"turn the other cheek" بـTurkish
التعريف
Bir saldırıya veya hakarete karşılık vermeyip, sabırlı ve bağışlayıcı davranmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle dini veya ahlaki bağlamda kullanılır; bağışlayıcı olmakla birlikte, ciddi durumlarda saf görülebilir.
أمثلة
He chose to turn the other cheek when his coworker insulted him.
Çalışma arkadaşı onu aşağılayınca, o **öteki yanağını çevirdi**.
Many people admire her ability to turn the other cheek.
Pek çok kişi onun **öteki yanağını çevirebilme** yeteneğine hayran kalıyor.
If someone is rude, it's sometimes best to turn the other cheek.
Biri kaba davrandığında bazen en iyisi **öteki yanağını çevirmek**tir.
It's tough to turn the other cheek when you feel hurt, but sometimes that's the right thing to do.
Kendini kötü hissettiğinde **öteki yanağını çevirmek** zor ama bazen yapılması gereken de budur.
My parents taught me to turn the other cheek instead of starting a fight.
Ailem bana kavga başlatmak yerine **öteki yanağını çevirmemi** öğretti.
You don't always have to turn the other cheek—sometimes you need to speak up for yourself.
Her zaman **öteki yanağını çevirmek** zorunda değilsin—bazen kendini savunmalısın.