"transgress" بـTurkish
التعريف
Kuralı, sınırı ya da yasayı aşmak veya ihlâl etmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok yazılı ve resmî dilde, hukuk, etik veya dini bağlamlarda kullanılır. 'transgress a law' (yasayı ihlâl etmek), 'transgress boundaries' (sınırları aşmak) gibi ifadelerde rastlanır.
أمثلة
If you transgress the rules, you may get in trouble.
Kuralları **ihlâl ederseniz**, başınız belaya girebilir.
She apologized after realizing she had transgressed the law.
Yasayı **ihlâl ettiğini** fark edince özür diledi.
People can get hurt when we transgress social boundaries.
Toplumsal sınırları **aştığımızda** insanlar incinebilir.
Artists often transgress traditional standards to create something new.
Sanatçılar yeni bir şey yaratmak için sıkça geleneksel standartları **aşar**.
He didn't mean to transgress, he just didn't know the customs here.
O, **ihlâl etmek** istemedi; sadece buradaki gelenekleri bilmiyordu.
In many stories, heroes are forced to transgress lines for a greater good.
Birçok hikâyede, kahramanlar daha büyük bir iyilik için çizgileri **aşmak** zorunda kalır.