"suffuse with" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin yavaşça tamamen dolması veya yayılması. Genellikle duygular, renkler veya ışıkla ilgili kullanılır. Bir ortamı veya kişiyi hafifçe dolduran bir şeyi anlatır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmî ve edebi, gündelik konuşmada nadiren kullanılır. Genellikle duygular, renkler veya ışık ile birlikte gelir. 'filled with' ifadesinden daha soyut ve nadir.
أمثلة
Her face was suffused with happiness.
Yüzü **mutluluk ile dolmuştu**.
The sky was suffused with pink and orange colors at sunset.
Gün batımında gökyüzü **pembe ve turuncu renklere bürünmüştü**.
His eyes were suffused with tears.
Gözleri **gözyaşları ile dolmuştu**.
Her voice was suffused with excitement as she spoke about her trip.
Gezisinden bahsederken sesi **heyecan ile doluydu**.
The room was suffused with a warm, golden light from the candles.
Oda, mumların sıcak altın rengindeki ışığıyla **kaplanmıştı**.
His whole being was suffused with a sense of calm after the meditation.
Meditasyondan sonra tüm varlığı **sakinlik ile doldu**.