"stand in" بـTurkish
التعريف
Birisi ulaşılamadığında, geçici olarak onun görevini veya rolünü üstlenmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Stand in', biri için kısa sürede, geçici olarak görev almak anlamında kullanılır. Kalıcı 'replace' farklıdır. Özellikle 'stand in for (birisi)' şeklinde ve iş, tiyatro ya da spor gibi alanlarda yaygındır.
أمثلة
Can you stand in for me at the meeting tomorrow?
Yarınki toplantıda benim için **yerine geçmek** ister misin?
She will stand in as the teacher while Mr. Lee is away.
Bay Lee yokken öğretmen olarak **yerine geçmek** o olacak.
The coach asked his assistant to stand in during practice.
Antrenör asistanından antrenmanda **vekalet etmek** istedi.
Luckily, my friend could stand in when I got sick before my speech.
Neyse ki konuşmamdan önce hastalandığımda arkadaşım **yerine geçmek** alabildi.
Sometimes actors have to stand in for each other at the last minute.
Bazen oyuncular son anda birbirleri için **vekalet etmek** zorunda kalırlar.
If Tom can't make it, do you mind standing in for him tonight?
Tom gelemezse, bu gece onun için **yerine geçmek** ister misin?