"stall for time" بـTurkish
التعريف
Hazırlanmak, düşünmek veya başka bir şeyin gerçekleşmesini beklemek için kasıtlı olarak bir eylemi ya da yanıtı geciktirmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmî olmayan durumlarda, özellikle pazarlıklarda, toplantılarda veya soru-cevaplarda sık kullanılır. Çok fazla kullanılırsa samimiyetsiz görünebilir.
أمثلة
He tried to stall for time by asking more questions.
O daha fazla soru sorarak **zaman kazanmaya çalıştı**.
When you don't know the answer, you can stall for time.
Cevabı bilmiyorsan, **zaman kazanabilirsin**.
The students tried to stall for time before the test started.
Öğrenciler, sınav başlamadan önce **zaman kazanmaya çalıştı**.
She kept looking at her phone to stall for time until her friend arrived.
Arkadaşı gelene kadar **zaman kazanmak için** telefonuna bakmaya devam etti.
Don't let the salesperson stall for time; just say you’re not interested.
Satıcının **zaman kazanmasına** izin verme; ilgilenmediğini söyle.
I didn't have the report ready, so I had to stall for time during the meeting.
Raporum hazır değildi, bu yüzden toplantıda **zaman kazanmam** gerekti.