"spoilsport" بـTurkish
التعريف
Başkalarının eğlencesini bozan ya da keyifli bir ortama katılmayıp tadını kaçıran kişidir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gündelik ve hafif olumsuz bir anlam taşır, çoğunlukla şakayla söylenir. 'party pooper' veya 'killjoy' gibi terimlerle benzerdir. Ağır bir davranışı ifade etmez.
أمثلة
Don't be a spoilsport! Join us for the game.
**Oyunbozan** olma! Gel bizimle oyuna katıl.
Nobody likes a spoilsport at a party.
Bir partide **oyunbozan** kimseyi sevmez.
He felt bad for being a spoilsport and apologized.
**Oyunbozan** olduğu için kendini kötü hissetti ve özür diledi.
"Don't be such a spoilsport—just dance and have fun!"
Bu kadar **oyunbozan** olma—hadi dans et ve eğlen!
I know it's raining, but don't be a spoilsport—let's still go for ice cream.
Yağmur yağıyor biliyorum, ama **oyunbozan** olma—hadi dondurma yemeye gidelim.
You don't have to be a spoilsport every time we plan something crazy.
Her çılgınca bir plan yaptığımızda her seferinde **oyunbozan** olmana gerek yok.