"slam the brakes on" بـTurkish
التعريف
Bir aracı bir anda durdurmak için frene sertçe basmak. Aynı zamanda bir süreci ya da faaliyeti aniden durdurmak anlamında da kullanılabilir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmi değildir, günlük ve canlı bir ifadedir. Sürüşten başka iş veya hayatla ilgili ani duruşlarda mecaz olarak kullanılır.
أمثلة
I had to slam the brakes on when the dog ran into the road.
Köpek yola fırlayınca, **ani frene basmak** zorunda kaldım.
You should never slam the brakes on in the rain; it can be dangerous.
Yağmurda asla **ani frene basmak** doğru değildir; tehlikeli olabilir.
He slammed the brakes on to avoid hitting the car in front.
Öndeki arabaya çarpmamak için **ani frene bastı**.
When the company saw sales dropping, they slammed the brakes on hiring new staff.
Şirket, satışlar düşünce yeni personel alımını **ani şekilde durdurdu**.
She was talking non-stop, so I had to slam the brakes on the conversation to get a word in.
O kadar konuşuyordu ki, konuşmaya **ani şekilde ara vermek** zorunda kaldım.
Everything was going smoothly until he slammed the brakes on the project without warning.
Her şey iyi gidiyordu, taa ki o, projeyi hiçbir uyarı olmadan **birden durdurana** kadar.