"propositioning" بـTurkish
التعريف
Genellikle yakın bir ilişki olmadan, birine doğrudan ya da beklenmedik şekilde cinsel ilişki teklif etmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çoğunlukla istenmeyen veya uygunsuz cinsel yaklaşımlar için kullanılır; resmi veya yarı resmi bir ifadedir. Ticari ya da soyut teklifler için kullanılmaz.
أمثلة
He was propositioning her at the bar.
O, barda ona **cinsel teklif ediyordu**.
She felt uncomfortable when he started propositioning her.
O, ona **cinsel teklifte bulunmaya başladığında** kadın rahatsız oldu.
Propositioning strangers is not acceptable behavior.
Yabancılara **cinsel teklif etmek** kabul edilebilir bir davranış değildir.
He got fired for propositioning a coworker at the office party.
Ofis partisinde bir iş arkadaşına **cinsel teklifte bulunduğu** için işten atıldı.
She got annoyed by guys propositioning her on dating apps.
Flört uygulamalarında erkeklerin kendisine **cinsel teklif etmesinden** rahatsız oldu.
People complained about tourists propositioning locals on the beach.
İnsanlar, turistlerin sahilde yerel halka **cinsel teklifte bulunmalarından** şikayet etti.