"play a big part" بـTurkish
التعريف
Bir olayın oluşmasında veya bir sonuca ulaşılmasında çok önemli etkisi olmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Hem resmî hem günlük konuşmada kullanılır. Genellikle 'in' ile 'play a big part in' şeklinde geçer. 'Anahtar rol oynamak' ile benzer.
أمثلة
Teachers play a big part in children's lives.
Öğretmenler çocukların hayatında **büyük rol oynar**.
Exercise plays a big part in staying healthy.
Egzersiz sağlıklı kalmada **büyük rol oynar**.
Weather plays a big part in farmers' work.
Hava koşulları çiftçilerin işinde **büyük rol oynar**.
Social media plays a big part in how people get news these days.
Sosyal medya günümüzde insanların haber almasını **büyük oranda şekillendiriyor**.
Luck played a big part in our success, but we also worked hard.
Başarımızda şans **büyük rol oynadı**, fakat ayrıca çok çalıştık.
Fresh ideas always play a big part in keeping a team motivated.
Taze fikirler ekibin motive kalmasında her zaman **büyük rol oynar**.