"plaguing" بـTurkish
التعريف
Bir kişinin ya da şeyin uzun süre boyunca sürekli olarak sıkıntı, sorun veya endişe yaşatması.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Plaguing' ciddi ve uzun süreli sorunlarda kullanılır, günlük küçük rahatsızlıklar için uygun değildir. Daha çok yazılı ve resmi dilde görülür.
أمثلة
Loud noises have been plaguing the neighborhood every night.
Yüksek sesler her gece mahalleyi **rahatsız ediyor**.
A mysterious illness is plaguing the small village.
Gizemli bir hastalık küçük köyü **rahatsız ediyor**.
The country has been plagued by drought for years.
Ülke yıllarca kuraklıkla **uğraşıyor**.
Doubts have been plaguing her mind since the decision.
Karardan bu yana aklını şüpheler **rahatsız ediyor**.
Old memories kept plaguing him during sleepless nights.
Eski anılar uykusuz gecelerde onu **rahatsız etti**.
Rumors about layoffs have been plaguing the office all week.
İşten çıkarılma söylentileri bir hafta boyunca ofisi **rahatsız etti**.