"objectified" بـTurkish
التعريف
Birini duyguları veya kişiliği yerine yalnızca dış görünüşü ya da işleviyle değerlendirmek, onu bir nesne olarak görmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle cinsiyet, medya ve ahlak konularında kullanılır; olumsuz bir anlam taşır. 'feel objectified', 'being objectified' ifadelerine dikkat edin.
أمثلة
She felt objectified by the comments about her looks.
Görünüşüyle ilgili yorumlar yüzünden kendini **nesneleştirilmiş** hissetti.
In some ads, women are objectified to sell products.
Bazı reklamlarda, kadınlar ürün satmak için **nesneleştiriliyor**.
No one likes to be objectified at work.
İş yerinde kimse **nesneleştirilmek** istemez.
He hates it when people feel objectified just because of their clothes.
İnsanların sadece kıyafetleri yüzünden **nesneleştirildiğini** hissetmesini nefret ediyor.
After that movie, many viewers complained the main character was objectified throughout the story.
O filmden sonra birçok izleyici, ana karakterin hikaye boyunca **nesneleştirildiğinden** şikayet etti.
Social media often leaves people feeling objectified because of how much value is placed on looks.
Sosyal medya, dış görünüşe fazla önem verildiği için insanların **nesneleştirildiğini** hissetmelerine yol açıyor.