"muzzled" بـTurkish
التعريف
Hayvanın ağzına ağızlık takılması veya birinin konuşmasının engellenmesi durumu.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Hayvanlarda gerçek anlamda ağızlık takılmasını, insanlarda düşünce veya özgür konuşmanın engellenmesini anlatır. Genelde resmi, gazetecilik dilinde geçer.
أمثلة
The dog was muzzled during the walk.
Yürüyüş sırasında köpeğe **ağızlık** takılmıştı.
She felt muzzled at work and could not share her ideas.
İşyerinde kendini **susturulmuş** hissetti ve fikirlerini paylaşamadı.
The muzzled reporter couldn't ask any questions.
**Susturulmuş** muhabir hiçbir soru soramadı.
Many felt their voices were muzzled during the heated debate.
Hararetli tartışmada birçok kişi seslerinin **susturulduğunu** hissetti.
I don't like it when opinions get muzzled just because they're different.
Sadece farklı olduğu için fikirlerin **susturulmasını** sevmem.
By law, aggressive dogs must be muzzled in public spaces.
Kanunen, saldırgan köpeklere kamusal alanlarda **ağızlık takılması** zorunludur.