"muddy the water" بـTurkish
التعريف
Bir durumu daha karmaşık veya anlaşılmaz hale getirmek, genellikle gereksiz veya belirsiz bilgi ekleyerek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Bu deyim, biraz samimi ve genellikle olumsuz durumlarda kullanılır. Gerçekten suyun kirlenmesi anlamında kullanılmaz.
أمثلة
Adding too many details will muddy the water.
Çok fazla detay eklemek işleri **karıştırır**.
Don't muddy the water by bringing up unrelated issues.
Alakası olmayan konuları açıp işleri **karıştırma**.
If you keep changing your story, you will muddy the water.
Sürekli hikayeni değiştirirsen işleri **karıştırırsın**.
Her vague answers just muddy the water and make things harder to solve.
Onun belirsiz cevapları sadece **işleri karıştırıyor** ve çözümü zorlaştırıyor.
Lawyers sometimes muddy the water to protect their clients.
Avukatlar bazen müvekkillerini korumak için **işleri karıştırır**.
Instead of clearing things up, his explanation actually muddied the water.
Açıklaması işleri aydınlatmak yerine **daha da karıştırdı**.