"move the needle" بـTurkish
التعريف
Özellikle iş veya sonuçlar alanında gözle görülür bir değişiklik yapmak veya önemli bir etki yaratmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
İş dünyası, spor veya performans alanlarında, gerçekten fark oluşturan işler için kullanılır. 'Didn't move the needle' sıklıkla olumsuzda, yani bir etki yaratılmadığında geçer. Resmi yazılarda tercih edilmez.
أمثلة
Our new product did not move the needle in sales.
Yeni ürünümüz satışlarda **önemli bir fark yaratmadı**.
The charity event helped move the needle for the hospital's fundraiser.
Yardım etkinliği, hastanenin bağış kampanyasında **önemli bir fark yarattı**.
We need a solution that will really move the needle.
Gerçekten **önemli bir fark yaratacak** bir çözüme ihtiyacımız var.
Small changes are good, but we want to move the needle this year.
Küçük değişiklikler güzel, ama bu yıl **önemli bir fark yaratmak** istiyoruz.
Doubling our budget might finally move the needle.
Bütçemizi iki katına çıkarmak sonunda **büyük bir etki yaratabilir**.
If this new plan doesn't move the needle, we'll have to try something else.
Bu yeni plan **önemli bir fark yaratmazsa**, başka bir şey denemeliyiz.