"militate against" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin olmasını engelleyen veya olasılığını azaltan güçlü bir etki yaratmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok yazılı ve resmi dilde kullanılır. Ardından engellenen unsur gelir: 'militate against gelişme'. 'Engellemek'in daha resmi karşılığıdır.
أمثلة
Bad weather can militate against outdoor events.
Kötü hava koşulları, açık hava etkinliklerinin **aleyhine olabilir**.
Lack of funding may militate against the success of the program.
Yetersiz finansman, programın başarısının **aleyhine olabilir**.
Strict rules could militate against creativity in the classroom.
Sıkı kurallar, sınıftaki yaratıcılığın **aleyhine olabilir**.
All these delays really militate against us finishing on time.
Tüm bu gecikmeler, zamanında bitirebilmemizin **aleyhine işliyor**.
Her lack of experience could militate against her getting the job.
Deneyim eksikliği, işi almasının **aleyhine olabilir**.
The old software may militate against smooth communication in the team.
Eski yazılım, ekipte düzgün iletişimin **aleyhine olabilir**.