"make a point" بـTurkish
التعريف
Bir fikri açık ve güçlü şekilde ifade etmek ya da özellikle bir şeyin önemli olduğunu göstermek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'make a point of doing' ifadesi bir şeyi bilerek ve dikkatlice yapmak anlamında kullanılır. Özellikle önemli bir noktayı belirtirken veya vurgularken tercih edilir. 'make the point' ile karıştırılmamalı.
أمثلة
She always makes a point to thank everyone after meetings.
Toplantılardan sonra herkese teşekkür etmeye **özellikle özen gösterir**.
Tom made a point about being on time.
Tom, zamanında olmaya **özellikle vurgu yaptı**.
I make a point of exercising every day.
Her gün egzersiz yapmaya **özellikle dikkat ediyorum**.
He made a point of speaking slowly so everyone could understand.
Herkesin anlayabilmesi için yavaş konuşmaya **özellikle özen gösterdi**.
You should make a point of getting enough sleep before exams.
Sınavlardan önce yeterince uyumaya **özellikle dikkat etmelisin**.
Lisa really made a point when she said teamwork is the key to success.
Lisa, ekip çalışmasının başarının anahtarı olduğunu söyleyerek gerçekten **özellikle vurguladı**.