اكتب أي كلمة!

"live through" بـTurkish

atlatmakgeçirmek (zor zamanları)

التعريف

Zor veya tehlikeli bir dönemi yaşayarak sağ çıkmak.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Daha çok savaş, felaket, ciddi hastalık gibi büyük zorluklarda kullanılır. Küçük sorunlar için tercih edilmez. Örnek: 'live through a war' — savaşı atlatmak.

أمثلة

Many people lived through the war with hope.

Birçok insan savaşı umutla **atlattı**.

She had to live through a serious illness.

Ciddi bir hastalığı **atlatmak** zorunda kaldı.

My grandparents lived through the Great Depression.

Büyüklerim Büyük Buhran'ı **atlattı**.

It's incredible how he managed to live through all those challenges.

O kadar zorluğu nasıl **atlattığı** inanılmaz.

We will live through these tough times together.

Bu zor zamanları birlikte **atlatacağız**.

Sometimes you don't realize how strong you are until you live through something hard.

Bazen bir şeyi **atlattığında** ne kadar güçlü olduğunu fark edersin.