"instigating" بـTurkish
التعريف
Birine özellikle kötü bir şeyi yapması için teşvik etmek ya da kışkırtmaktır. Genellikle anlaşmazlık ya da sorun çıkarmak anlamında kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle resmi veya yarı-resmi ortamlarda, olumsuz eylemleri teşvik etmek anlamında kullanılır. 'instigating violence' örneğinde olduğu gibi olumlu teşvikler için kullanılmaz.
أمثلة
He was accused of instigating the fight at school.
Okulda kavgayı **kışkırtmakla** suçlandı.
She denied instigating any trouble at the event.
Etkinlikte herhangi bir sorun **kışkırtmadığını** reddetti.
The group was responsible for instigating the protest.
Grup, protestoyu **kışkırtmakla** sorumluydu.
Are you instigating drama again, or is it just me?
Yine **drama mı kışkırtıyorsun**, yoksa bana mı öyle geliyor?
He keeps instigating arguments in the team for no reason.
Ekipte sebepsiz yere sürekli olarak tartışma **kışkırtıyor**.
Stop instigating trouble and just enjoy the party.
**Sorun çıkarmayı kışkırtmayı** bırak ve sadece partinin tadını çıkar.