"inpatient" بـTurkish
التعريف
Yatan hasta, tedavi amacıyla geceyi veya birkaç günü hastanede geçiren kişidir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Sadece hastanede kalan hastalar için kullanılır; personel veya ziyaretçiler için kullanılmaz. 'Outpatient' (ayakta hasta) teriminin tersidir.
أمثلة
The hospital has a new inpatient wing for surgery patients.
Hastanede ameliyat hastaları için yeni bir **yatan hasta** bölümü açıldı.
An inpatient must stay in the hospital during treatment.
Bir **yatan hasta** tedavisi sırasında hastanede kalmak zorundadır.
My grandmother was an inpatient for two weeks after her surgery.
Büyükannem ameliyatından sonra iki hafta **yatan hasta** oldu.
Because her condition was serious, she was admitted as an inpatient instead of going home.
Durumu ciddi olduğu için eve değil, **yatan hasta** olarak hastaneye yatırıldı.
Most inpatient stays are longer than three days, depending on the illness.
Çoğu **yatan hasta** kalışı, hastalığa bağlı olarak üç günden uzundur.
If you’re an inpatient, your meals and care are provided by the hospital staff.
Eğer **yatan hasta**ysanız, hastane personeli yemek ve bakımınızı sağlar.