"indulge with" بـTurkish
التعريف
Birine genellikle ödül veya lüks olarak düşünülen zevkli bir şey vermek, çoğunlukla bir iyilik göstergesi ya da ödül olarak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle resmi veya yarı-resmi ortamlarda, hediye, yiyecek veya deneyimlerle kullanılır ('indulge the children with ice cream'). Cömertlik veya şımartma anlatır, zorunluluk değildir. 'indulge someone with [bir şey]' sık kullanılır. 'indulge in' (kendini şımartmak) ile karıştırmayın.
أمثلة
We indulged the kids with chocolate cake after dinner.
Akşam yemeğinden sonra çocukları **çikolatalı pasta ile şımarttık**.
The hotel indulged us with free spa treatments.
Otel, bizi **ücretsiz spa bakımı ile şımarttı**.
She loves to indulge her friends with homemade cookies.
Ev yapımı kurabiye ile arkadaşlarını **ödüllendirmeyi** seviyor.
Grandma always indulges us with stories and hugs when we visit.
Büyükanne, biz ziyaret edince hep **hikayeler ve sarılmalarla bizi şımartır**.
The manager indulged the team with an early day off after the big project.
Yönetici, büyük projeden sonra takımı **erken izinle ödüllendirdi**.
You can really indulge yourself with a quiet night at home after a busy week.
Yoğun bir haftadan sonra kendini **evde sessiz bir geceyle şımartabilirsin**.