"have recourse to" بـTurkish
التعريف
Başka bir seçenek kalmadığında ya da gerektiğinde, yardım veya koruma için bir şeye ya da birine başvurmak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmî ve hukuksal metinlerde; 'yasa', 'mahkeme', 'zor kullanmak' gibi nesnelerle sık kullanılır. Günlük konuşmada nadirdir.
أمثلة
They have recourse to the courts when negotiations fail.
Görüşmeler başarısız olursa mahkemeye **başvururlar**.
If the medicine does not work, we may have recourse to surgery.
İlaç işe yaramazsa, ameliyata **başvurabiliriz**.
Citizens can have recourse to the law to protect their rights.
Vatandaşlar, haklarını korumak için yasaya **başvurabilir**.
In extreme cases, one might have recourse to force to defend themselves.
Aşırı durumlarda, kişi kendini korumak için kuvvete **başvurabilir**.
We try every peaceful way first before we have recourse to legal action.
Hukuki adımlara **başvurmadan** önce her türlü barışçıl yolu deneriz.
Many countries have recourse to international organizations for assistance in crises.
Birçok ülke, krizlerde yardım almak için uluslararası kuruluşlara **başvurur**.