"gripping" بـTurkish
التعريف
Özellikle hikaye, kitap veya filmlerde insanın dikkatini tamamen çeken ve heyecan verici olan şey için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle 'sürükleyici hikaye', 'sürükleyici roman', 'sürükleyici performans' gibi ifadelerde görülür. İnsanlar veya nesneler için doğrudan kullanılmaz.
أمثلة
The movie was so gripping that I couldn't look away.
Film o kadar **sürükleyiciydi** ki gözlerimi ayıramadım.
She told a gripping story about her travels.
Seyahatleriyle ilgili **sürükleyici** bir hikaye anlattı.
Everyone was silent during the gripping performance.
Herkes **sürükleyici** performans sırasında sessizdi.
That was the most gripping novel I've read this year.
Bu yıl okuduğum en **sürükleyici** romandı.
By the end, the documentary was so gripping even my little brother was paying attention.
Belgeselin sonuna gelindiğinde o kadar **sürükleyiciydi** ki küçük kardeşim bile dikkat kesildi.
That last episode was absolutely gripping—I couldn't wait for the next one.
O son bölüm kesinlikle **sürükleyiciydi**—bir sonrakini sabırsızlıkla bekledim.