"good ole boy" بـTurkish
التعريف
Amerikanın güneyinde yetişmiş, dost canlısı, arkadaşlarına sadık ve geleneklere bağlı erkek; bazen kendi aralarında kapalı ağ kurmuş geleneksel erkekleri de anlatır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çok gayriresmidir, özellikle Amerika güneyi için kullanılır. Kimi zaman dost canlısı ve sadık anlamı taşırken, bazen de dışa kapalı ve eski kafalı eleştirisi barındırır. Direkt hitap etmede kullanılmaz, genellikle 'good ole boy network' gibi ifadelerle geçer.
أمثلة
Jake is a real good ole boy who always helps his neighbors.
Jake gerçekten tam bir **eski kafalı adam**, her zaman komşularına yardımcı olur.
People say the good ole boy network is strong in small towns.
Küçük kasabalarda **eski kafalı adam** ağı çok güçlü derler.
He grew up as a good ole boy hunting and fishing with his friends.
O, arkadaşlarıyla avlanıp balık tutarak **eski kafalı adam** olarak büyüdü.
Don't expect those good ole boys to change their ways anytime soon.
O **eski kafalı adamlar** yakın zamanda alışkanlıklarını değiştirmez.
It's hard to get a job here if you're not part of the good ole boy circle.
Eğer **eski kafalı adam** çevresinde değilsen burada iş bulmak zor.
He may act like a good ole boy, but he's a sharp businessman under the surface.
Belki **eski kafalı adam** gibi davranıyor, ama aslında zeki bir iş adamı.