"gift from the heavens" بـTurkish
التعريف
Bu ifade, beklenmedik bir şekilde gelen, çok iyi veya faydalı bir şeyi; sanki bir üst güçten gönderilmiş gibi, tanımlar. Sıklıkla bir lütuf veya şanslı bir olay için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Hem resmî hem gündelik dilde, kontrolünüz dışında gelen olumlu bir sürprizi anlatmak için kullanılır. Benzer ifadeler: 'tanrı vergisi', 'büyük nimet'. Sıradan hediyeler veya olumsuz şeyler için kullanılmaz.
أمثلة
This rain is a gift from the heavens after weeks of drought.
Bu yağmur, haftalarca süren kuraklıktan sonra tam bir **gökyüzünden gelen hediye**.
The medicine felt like a gift from the heavens for the sick child.
İlaç, hasta çocuk için adeta **tanrıdan bir lütuf** gibiydi.
Her support during tough times was a gift from the heavens.
Zor zamanlarda onun desteği tam bir **gökyüzünden gelen hediye**ydi.
After months of job searching, getting this offer felt like a real gift from the heavens.
Aylarca iş aradıktan sonra bu teklifi almak tam anlamıyla bir **tanrıdan lütuf** gibi geldi.
Those last-minute tickets were a gift from the heavens—we thought we'd miss the show!
Son dakika alınan o biletler tam bir **gökyüzünden gelen hediye**ydi—şovu kaçıracağımızı sanmıştık!
"Grandma's soup is a gift from the heavens on cold days," he said with a smile.
Gülerek, "Büyükannenin çorbası soğuk günlerde tam bir **tanrıdan bir lütuf**," dedi.