"evoke" بـTurkish
التعريف
Bir duygu, anı veya imajı birinin aklında canlandırmak, genellikle sözler, sesler veya imgelerle olur.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok yazı dili, sanat veya psikolojide geçer; 'evoke memories', 'evoke feelings' ile kullanılır. 'provoke', 'invoke', 'call to mind' ile karıştırmayın.
أمثلة
The smell of fresh bread can evoke childhood memories.
Taze ekmek kokusu çocukluk anılarını **uyandırabilir**.
A sad song can evoke strong emotions.
Üzgün bir şarkı güçlü duygular **uyandırabilir**.
The painting evokes a feeling of peace.
Resim **huzur** duygusu **uyandırıyor**.
That movie really evoked memories of my hometown.
O film gerçekten memleketimle ilgili anıları **uyandırdı**.
Her words evoked a mix of hope and sadness in the crowd.
Onun sözleri kalabalıkta umut ve hüzün karışımı duygular **uyandırdı**.
Just hearing his laugh is enough to evoke happy times for me.
Sadece onun gülüşünü duymak bile benim için mutlu zamanları **hatırlatmaya** yeter.