"equated" بـTurkish
التعريف
İki şeyi eşit, aynı veya benzer kabul etmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle resmi veya akademik bağlamlarda kullanılır. 'with' veya 'to' ile birlikte ('equated with...') sıkça geçer ve bazen tartışmalı bir anlam taşıyabilir. Gündelik konuşmada yaygın değildir.
أمثلة
He equated money with happiness.
Parayı mutlulukla **eşit tuttu**.
The teacher equated good grades with hard work.
Öğretmen iyi notları sıkı çalışmayla **aynı gördü**.
Success is often equated with wealth.
Başarı genellikle zenginlikle **eşit tutulur**.
He unfairly equated being quiet with being unfriendly.
Sessiz kalmayı haksızca soğuklukla **eşit tuttu**.
Some people have equated social media popularity with real-life success.
Bazı insanlar sosyal medya popülaritesini gerçek hayattaki başarıyla **eşit tuttu**.
Their report equated higher prices with better quality, which isn't always true.
Raporlarında yüksek fiyatları daha iyi kaliteyle **eşit tuttular**, fakat bu her zaman doğru değildir.