"elitist" بـTurkish
التعريف
Seçkinci; belirli bir grubun (genellikle varlıklı veya eğitimli olanların) diğerlerinden üstün ve ayrıcalıklı olduğunu savunan kişi veya düşünce tarzını ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle olumsuz anlamda kullanılır; kibirli veya topluma uzak kişileri tanımlar. 'Seçkinci tutum' diyerek sadece ayrıcalıklıların düşüncelerine değer verildiği vurgulanır.
أمثلة
Some people think private schools are too elitist.
Bazı insanlar özel okulların çok **seçkinci** olduğunu düşünüyor.
He acted like an elitist at the party.
Partide **seçkinci** gibi davrandı.
Her elitist ideas made her unpopular.
Onun **seçkinci** fikirleri onu popüler yapmadı.
If you only listen to people with fancy degrees, you might come across as elitist.
Eğer sadece prestijli diploması olanları dinlerseniz, **seçkinci** biri olarak algılanabilirsiniz.
Their club has a reputation for being really elitist, so most people don’t feel welcome.
Kulüpleri oldukça **seçkinci** olarak biliniyor, bu yüzden çoğu kişi kendini rahat hissetmiyor.
Don’t be so elitist—everyone has good ideas, not just the experts.
Bu kadar **seçkinci** olma—herkesin iyi fikirleri olabilir, sadece uzmanların değil.