"do justice to" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin gerçek kalitesini tam olarak yansıtmak veya olduğu gibi göstermek. Genellikle bir eser, fotoğraf ya da deneyimin hakkını veren durumlar için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Sanat, fotoğraf, inceleme ve yemek gibi konularda 'hakkını verememek' şeklinde olumsuz da kullanılır. Daha çok resmî ve edebi dildir.
أمثلة
This photo doesn't do justice to the beautiful view.
Bu fotoğraf, güzel manzaranın **hakkını vermiyor**.
Words cannot do justice to her talent.
Kelimeler onun yeteneğinin **hakkını veremez**.
The movie really does justice to the book.
Film gerçekten kitabın **hakkını vermiş**.
I took a picture of the sunset, but it didn’t do justice to the real thing.
Günbatımının fotoğrafını çektim ama gerçek halinin **hakkını veremedi**.
All those awards still don’t do justice to everything she’s achieved.
Bunca ödül bile onun tüm başarılarının **hakkını vermiyor**.
No recipe can really do justice to my grandmother’s cooking.
Hiçbir tarif gerçekten büyükannemin yemeğinin **hakkını veremez**.