اكتب أي كلمة!

"dislodge" بـTurkish

yerinden çıkarmaksöküp atmak

التعريف

Bir şey sıkıca yerinde duruyorsa, iterek veya sarsarak onu bulunduğu yerden çıkarmak.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Basit 'çıkarmak'tan daha zordur; genellikle bir şeyin sıkışıp kaldığı ya da güçlü şekilde yerinde olduğu durumlarda tercih edilir. 'yerinden çıkarmak' ifadesi yaygındır.

أمثلة

The dentist tried to dislodge the piece of food stuck between my teeth.

Dişçi, dişlerimin arasına sıkışan yiyecek parçasını **yerinden çıkarmaya** çalıştı.

He used a stick to dislodge the ball from the tree.

Ağacın üstündeki topu **yerinden çıkarmak** için bir çubuk kullandı.

Rain can dislodge loose rocks on the mountain.

Yağmur, dağdaki gevşek kayaları **yerinden çıkarabilir**.

After several tries, we finally managed to dislodge the stuck drawer.

Birkaç denemeden sonra, sonunda sıkışan çekmeceyi **yerinden çıkarabildik**.

Powerful waves can dislodge boats from their moorings.

Güçlü dalgalar, tekneleri bağlandığı yerden **koparabilir**.

You might need to tap the bottle to dislodge the ketchup.

Ketçabı **çıkarmak** için şişeye hafifçe vurman gerekebilir.