"cross swords" بـTurkish
التعريف
Birisiyle doğrudan yüz yüze tartışma veya anlaşmazlık yaşamak demektir. Aslen kılıç dövüşünden gelir ama şimdi genellikle tartışma anlamında kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Bu deyim edebi veya resmî bir havaya sahiptir; gündelik konuşmada pek kullanılmaz. 'cross swords with someone' doğrudan, belirgin bir tartışmayı ifade eder—sessiz anlaşmazlık değil.
أمثلة
They often cross swords over politics.
Onlar sık sık siyaset konusunda **kılıçları çaprazlar**.
The two teachers crossed swords in the meeting.
İki öğretmen toplantıda **kılıçları çaprazladı**.
He was afraid to cross swords with his boss.
Patronuyla **kılıçları çaprazlamaktan** korkuyordu.
Journalists sometimes cross swords with politicians during interviews.
Gazeteciler bazen röportajda politikacılarla **kılıçları çaprazlar**.
If you cross swords with her, be ready for a tough debate.
Onunla **kılıçları çaprazlayacaksan**, zorlu bir tartışmaya hazır ol.
They like to cross swords over little things—it's just their way.
Onlar küçük şeyler üzerinde **kılıçları çaprazlamayı** severler—bu onların tarzı.