"consist in" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin temel ve esas özelliğinin, niteliğinin bir şeye dayanması; esasen bir şeyden oluşmak (resmî ve 'consist of'a göre daha nadir kullanılır).
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Consist in' daha resmî ve nadir kullanılır; bir şeyin özünü açıklarken, genellikle bir isim ya da fiil+ing ile kullanılır. Parçaları ya da üyeleri sıralayan 'consist of' ile karıştırmayın.
أمثلة
Happiness consists in enjoying the simple things in life.
Mutluluk, hayatın basit şeylerinden zevk almak**-tan ibarettir**.
The solution consisted in finding a new method.
Çözüm, yeni bir yöntem bulmak**-tan ibaretti**.
True friendship consists in trust and honesty.
Gerçek dostluk, güven ve dürüstlük**-ten ibarettir**.
For her, success consists in finding balance, not just making money.
Onun için başarı, sadece para kazanmaktan ziyade denge bulmak**tan ibarettir**.
The beauty of the painting consists in its simplicity and colors.
Tablonun güzelliği, sadeliği ve renklerinde**-den ibarettir**.
His job consists in making sure everyone works together smoothly.
Onun işi, herkesin sorunsuzca birlikte çalışmasını sağlamaktan** ibarettir**.