اكتب أي كلمة!

"congeal" بـTurkish

katılaşmakdonmak (soğuyarak)

التعريف

Sıvı ya da yumuşak bir şeyin soğuyarak veya kuruyarak katı ya da daha yoğun bir hale gelmesi. Özellikle mutfakta, kimyada ve vücut sıvılarında kullanılır.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Resmi ve teknik bir kelimedir. 'Kan donar', 'yağ donar', 'sos katılaşır' gibi kullanımları vardır. Buz tutmak (donmak) anlamında kullanılmaz.

أمثلة

Allow the soup to cool so the fat can congeal on top.

Çorbayı soğumaya bırakın ki üstteki yağ **katılaşabilsin**.

When blood is exposed to air, it starts to congeal.

Kan havaya maruz kalınca **katılaşmaya** başlar.

After some time, the gravy will congeal and become thick.

Bir süre sonra sos **katılaşır** ve yoğunlaşır.

The candle wax slowly congealed into an odd shape as it cooled.

Mumun mumu soğudukça yavaşça garip bir şekilde **katılaştı**.

All the leftover soup congealed, so I'll have to reheat it.

Tüm kalan çorba **katılaşmış**, bu yüzden tekrar ısıtmam gerekecek.

His fear seemed to congeal into a heavy silence in the room.

Korkusu odadaki ağır bir sessizliğe **katılaştı**.