"clinched" بـTurkish
التعريف
Özellikle bir zaferi, anlaşmayı ya da başarıyı kesinleştirmek, değiştirilmez hale getirmek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle spor karşılaşmaları, ticari anlaşmalar veya tartışmalar için kullanılır ('clinched the title', 'clinched a deal'). Fiziksel nesneler için değil.
أمثلة
They clinched the championship last night.
Onlar dün gece şampiyonluğu **garantiledi**.
The team clinched the win with a goal in the last minute.
Takım son dakikada attığı golle galibiyeti **kesinleştirdi**.
She clinched the deal after a long meeting.
Uzun bir toplantıdan sonra anlaşmayı **kesinleştirdi**.
He finally clinched his dream job after years of trying.
Yıllarca uğraştıktan sonra hayalindeki işi sonunda **kesinleştirdi**.
Their late goal clinched the title for the club.
Geç atılan gol, kulübe şampiyonluğu **getirdi**.
After weeks of negotiation, the company clinched the contract.
Haftalarca süren görüşmelerden sonra şirket sözleşmeyi **garantiledi**.