"callused" بـTurkish
التعريف
Tekrarlanan sürtünme veya baskı sonucu cildin sertleşip kalınlaşmış hali. Genellikle ellerde veya ayaklarda görülür.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok 'callused hands' veya 'callused feet' gibi kullanılır, duygusal anlamda kullanılmaz, resmi veya betimleyici bir kelimedir.
أمثلة
His hands became callused from years of working in the fields.
Yıllarca tarlada çalışmaktan elleri **nasırlı** oldu.
My feet are callused from walking barefoot.
Yalın ayak yürümekten ayaklarım **nasırlı** oldu.
Guitar players often have callused fingertips.
Gitar çalanların parmak uçları genellikle **nasırlı** olur.
Years of rowing left his palms tough and callused.
Yıllarca kürek çekmek avuçlarını sert ve **nasırlı** yaptı.
You can tell a craftsman by his callused hands.
Bir ustayı **nasırlı** ellerinden tanıyabilirsin.
Her callused feet hardly felt the rough ground anymore.
**Nasırlaşmış** ayakları artık engebeli zemini bile neredeyse hissetmiyordu.