"burnout" بـTurkish
التعريف
Uzun süreli stres nedeniyle ortaya çıkan, özellikle işte veya okulda görülen aşırı fiziksel, zihinsel ya da duygusal yorgunluk durumudur.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genel yorgunluktan farklıdır; genellikle iş veya okul ortamındaki uzun süreli stresle ilgilidir. Tıp, psikoloji ve iş dünyasında sıkça kullanılır. 'work burnout', 'teacher burnout' gibi ifadeler yaygındır.
أمثلة
After months of overtime, she is suffering from burnout.
Aylarca fazla mesai yaptıktan sonra, o kişi **tükenmişlik** yaşıyor.
Teachers have a high risk of burnout due to stress.
Öğretmenler, stres nedeniyle yüksek **tükenmişlik** riskiyle karşı karşıyadır.
He quit his job because of burnout.
O, **tükenmişlik** nedeniyle işinden ayrıldı.
I felt total burnout last year and had to take a break to recover.
Geçen yıl tamamen **tükenmişlik** hissettim ve toparlanmak için ara vermek zorunda kaldım.
Companies are starting to take burnout more seriously after seeing its effects on employees.
Şirketler, çalışanlar üzerindeki etkilerini gördükten sonra **tükenmişlik** konusunu daha ciddiye almaya başladı.
If you ignore the warning signs of burnout, things only get worse.
Eğer **tükenmişlik** uyarılarını görmezden gelirseniz, işler daha da kötüleşir.