"bumble" بـTurkish
التعريف
Bir kişi kaygı ya da şaşkınlık içinde düzgün konuşamaz veya beceriksizce hareket ederse bu fiil kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok konuşma veya hareketlerde beceriksizlik ve heyecandan oluşan durumlarda, gayri resmi ortamlarda tercih edilir. 'mumble' (kısık sesle konuşmak) ile karıştırma.
أمثلة
He started to bumble during his speech.
Konuşmasında **gevelemeye** başladı.
Don't bumble when you introduce yourself.
Kendini tanıtırken **geveleme**.
She tried not to bumble while answering the questions.
Soruları cevaplarken **gevelememeye** çalıştı.
He bumbled his way through the interview but still got the job.
O görüşmede **beceriksizce davrandı**, ama yine de işi aldı.
Sorry, I bumbled that explanation—let me try again.
Üzgünüm, o açıklamayı **geveledim**—yeniden deneyeyim.
The kids bumbled around the kitchen trying to bake cookies.
Çocuklar mutfakta kurabiye yapmaya çalışırken **beceriksizce dolaşıyorlardı**.