"bulldoze into" بـTurkish
التعريف
Birini, duygularını veya görüşlerini dikkate almadan baskı veya güçle bir şey yapmaya veya bir yere girmeye zorlamak.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genelde gayriresmî ve mecazi şekilde kullanılır, baskı yapmayı anlatır. Negatif bir havası vardır; 'bulldoze into a decision' gibi.
أمثلة
Don't bulldoze into her room without knocking.
Kapısını çalmadan odasına **zorla girme**.
He tried to bulldoze into the conversation without listening.
Dinlemeden konuşmaya **zorla dahil olmaya** çalıştı.
Don't bulldoze into decisions without talking to your team.
Takımınla konuşmadan kararları **zorla dayatma**.
She just bulldozed into our meeting and started giving orders.
Toplantımıza **zorla daldı** ve emir vermeye başladı.
Don't let him bulldoze into your plans—stand your ground.
Planlarına **zorla karışmasına** izin verme—kendini savun.
My boss likes to bulldoze into projects without much discussion.
Patronum projelere fazla konuşmadan **zorla dahil olmayı** sever.