اكتب أي كلمة!

"alibi" بـTurkish

alibibahane

التعريف

Alibi, birinin suç işlendiği sırada başka bir yerde olduğunu gösteren kanıt veya ifadedir. Günlük hayatta da 'bahane' anlamında kullanılabilir.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Daha çok polis ve mahkeme gibi resmî durumlarda geçer: 'alibisi olmak', 'alibi sunmak', 'sağlam/zayıf alibi'. Gündelik konuşmada bazen espriyle 'bahane' anlamında da söylenir.

أمثلة

The police asked if he had an alibi.

Polis, onun bir **alibi**si olup olmadığını sordu.

She gave her sister an alibi for the night of the robbery.

O, soygun gecesi için kız kardeşine **alibi** verdi.

His alibi was easy to check.

Onun **alibi**si kontrol etmesi kolaydı.

Come on, 'traffic' can't be your alibi for being late every single day.

Hadi ama, 'trafik' her gün geç kalmanın **bahane**si olamaz.

If his alibi falls apart, the detectives will bring him in again.

Eğer onun **alibi**si geçersiz olursa, dedektifler onu tekrar çağıracak.

I need a better alibi than 'my phone died' if I want anyone to believe me.

Eğer bana inanmalarını istiyorsam, 'telefonumun şarjı bitti' den daha iyi bir **bahane**ye ihtiyacım var.