"agonising" بـTurkish
التعريف
Çok güçlü fiziksel ya da duygusal acı ya da ızdırap anlamına gelir. Şiddetli endişe veya bekleyiş için de kullanılabilir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Daha çok çok yoğun acı, bekleyiş veya karar anlarında kullanılır. Hafif acılar için uygun değildir. 'an agonising wait', 'agonising decision' gibi ifadelerde sık geçer.
أمثلة
The child felt agonising pain after falling.
Çocuk düştükten sonra **dayanılmaz** bir acı hissetti.
Waiting for the exam results was agonising.
Sınav sonuçlarını beklemek **dayanılmazdı**.
She had to make an agonising decision.
O **ıstıraplı** bir karar vermek zorunda kaldı.
It was an agonising wait as the ambulance took forever to arrive.
Ambulans bir türlü gelmeyince bu **dayanılmaz** bir bekleyiş oldu.
He described the breakup as an agonising experience that lasted for months.
Ayrılığı aylarca süren bir **ıstıraplı** deneyim olarak tanımladı.
That was an agonising choice—no matter what I picked, someone would be hurt.
Bu **dayanılmaz** bir seçimdi—ne seçsem birisi incinecekti.