"a tough call" بـTurkish
التعريف
İki veya daha fazla seçeneğin iyi ve kötü yönleri olduğu için karar vermenin zor olduğu durum.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gündelik konuşmalarda kullanılır; genellikle iş, spor veya kişisel karar anlarında söylenir. Resmi yazılarda tercih edilmez.
أمثلة
Choosing between the two jobs was a tough call.
İki iş arasında seçmek **zor bir karardı**.
It was a tough call to decide what to eat for dinner.
Akşam yemeğinde ne yiyeceğimizi seçmek **zor bir karardı**.
Picking a winner was a tough call for the judges.
Jüri için kazananı seçmek **zor bir karardı**.
Honestly, it was a tough call, but I went with my gut.
Açıkça söyleyeyim, **zor bir karar**dı ama içgüdülerime güvendim.
That was a tough call—both teams played really well!
Bu **zor bir karardı**—iki takım da gerçekten çok iyi oynadı!
It's a tough call, but maybe waiting is the best option.
Bu **zor bir karar**, ama belki beklemek en iyisi.