"wondrous" 的Turkish翻译
释义
O kadar etkileyici ve harika ki hayranlık ya da şaşkınlık uyandıran bir şey.
用法说明(Turkish)
'Wondrous' resmi, edebi, şiirsel konuşmada kullanılır. 'wondrous beauty', 'wondrous sight' gibi isimlerle birlikte daha çok karşılaşılır; günlük dilde nadirdir.
例句
The world is full of wondrous places to explore.
Dünya, keşfetmek için **hayret verici** yerlerle dolu.
The magician performed a wondrous trick.
Sihirbaz **hayret verici** bir numara yaptı.
She saw a wondrous rainbow after the rain.
Yağmurdan sonra **hayret verici** bir gökkuşağı gördü.
It was a wondrous moment when the baby took her first steps.
Bebek ilk adımını attığında bu **hayret verici** bir andı.
The forest looked wondrous in the morning light.
Orman, sabah ışığında **hayret verici** görünüyordu.
There are wondrous things in this world we have yet to discover.
Bu dünyada henüz keşfetmediğimiz **hayret verici** şeyler var.