"walk in on" 的Turkish翻译
释义
Birisi özel bir şeyle meşgulken, habersizce ve aniden içeri girmek.
用法说明(Turkish)
Genelde samimi ortamlarda, beklenmedik ve mahcup edici durumlar için kullanılır. Sıradan 'girmek'ten farklı; mahremiyeti bozmak anlamı taşır.
例句
I accidentally walked in on my sister changing clothes.
Yanlışlıkla kız kardeşim üstünü değiştirirken **ansızın içeri girdim**.
Never walk in on someone in the bathroom.
Banyoda birisi varken asla **ansızın içeri girme**.
She didn’t lock the door, so I walked in on her by mistake.
Kapıyı kilitlememişti, bu yüzden yanlışlıkla **ansızın içeri girdim**.
Sorry, I didn’t mean to walk in on you—thought the room was empty.
Üzgünüm, seni **ansızın rahatsız etmek** istemedim—odasının boş olduğunu sandım.
It's embarrassing when you walk in on a meeting by mistake.
Yanlışlıkla bir toplantıya **ansızın girmek** utanç verici.
He once walked in on his boss having a private phone call.
Bir keresinde patronu özel olarak telefonla konuşurken **ansızın içeri girmişti**.