"vacuous" 的Turkish翻译
释义
Bir şeyin ya da birinin anlam, akıl ya da derinlikten yoksun olduğunu belirtir; yüzeysel ve boş anlamında kullanılır.
用法说明(Turkish)
Daha çok eleştirici anlamda ('vacuous smile', 'vacuous comment' gibi) kullanılır. Fiziksel boşluk için değil, fikir ya da duygu olarak sığlık belirtir.
例句
He gave a vacuous answer to every question.
Her soruya **boş** bir cevap verdi.
The movie was entertaining but felt vacuous.
Film eğlenceliydi ama **boş** hissettirdi.
She wore a vacuous smile throughout the meeting.
Toplantı boyunca yüzünde **boş** bir gülümseme vardı.
People quickly get tired of vacuous conversations about nothing.
İnsanlar **boş** sohbetlerden çabucak sıkılır.
His speech sounded impressive at first, but it was mostly vacuous rhetoric.
Konuşması başta etkileyiciydi ama çoğunlukla **boş** retorikti.
Social media is full of vacuous posts pretending to be deep.
Sosyal medya, derin görünmeye çalışan **boş** paylaşımlarla dolu.