"unpretentious" 的Turkish翻译
释义
Bir kişinin, mekânın ya da tarzın olduğundan daha önemli ya da gösterişli görünme çabası olmadan sade ve alçakgönüllü olması durumunu anlatır.
用法说明(Turkish)
Daha çok olumlu bir özellik belirtir; 'gösterişsiz restoran', 'gösterişsiz tarz' gibi ifadelerde kullanılır. 'Plain' gibi kelimelerden daha sıcak ve samimi bir anlam taşır.
例句
He lives in an unpretentious house in the countryside.
O, kırsalda **gösterişsiz** bir evde yaşıyor.
She is friendly and unpretentious.
O, arkadaş canlısı ve **gösterişsiz** biridir.
The restaurant has an unpretentious style but great food.
Restoranın **gösterişsiz** bir tarzı var ama yemekleri harika.
Despite his success, Mark remains completely unpretentious.
Başarısına rağmen Mark tamamen **gösterişsiz** kalmaya devam etti.
I love how the café is so unpretentious—just good coffee and a cozy atmosphere.
Bu kafeyi bu kadar **gösterişsiz** yapan şeyi seviyorum—sadece iyi kahve ve samimi bir ortam.
Her unpretentious attitude makes everyone feel comfortable around her.
Onun **gösterişsiz** tavrı, etrafındakilere rahatlık hissettiriyor.