"traitorous" 的Turkish翻译
释义
Birisi ya da bir şey haince ise, güveni boşa çıkarır ve genellikle düşmana yardım ederek ya da gruba karşı gelerek ihanet eder.
用法说明(Turkish)
Formal ve edebi bir kelimedir; ciddi ihanet veya güveni sarsan durumlar için kullanılır. Hafif sadakatsizlik için uygun değildir.
例句
The spy made a traitorous decision to share secrets with the enemy.
Casus, sırları düşmanla paylaşma konusunda **haince** bir karar verdi.
Her traitorous words hurt the whole team.
Onun **haince** sözleri bütün takımı incitti.
The general was punished for his traitorous actions.
General, **haince** hareketlerinden dolayı cezalandırıldı.
People saw his sudden change of loyalty as a traitorous move.
İnsanlar onun ani taraf değiştirmesini **haince** bir hamle olarak gördü.
Being called traitorous was the worst thing he could imagine.
**Haince** olarak adlandırılmak, onun için en kötü şeydi.
The villagers whispered about his traitorous past but never confronted him directly.
Köylüler onun **haince** geçmişi hakkında fısıldar ama ona asla doğrudan karşı çıkmazlardı.