"tolerate" 的Turkish翻译
释义
Hoşlanmadığınız ya da istemediğiniz bir şeyi kabul etmek veya katlanmak. Ayrıca acı, sıcak ya da belirli yiyeceklere dayanabilmek anlamına da gelir.
用法说明(Turkish)
Genellikle sevmediğiniz bir şeye katlandığınızda kullanılır: 'gürültüye tahammül etmek', 'kötü davranışa göz yummak'. Tıp alanında da duyulur: 'laktoz tolere edememek', 'tedaviyi iyi tolere etmek'.
例句
I can't tolerate loud music when I study.
Ders çalışırken yüksek sesli müziğe **katlanamam**.
Some people cannot tolerate milk.
Bazı insanlar sütü **tolere edemez**.
Our teacher will not tolerate cheating.
Öğretmenimiz kopya çekmeye **tahammül etmeyecek**.
I can tolerate a lot, but being ignored really gets to me.
Birçok şeye **katlanabilirim**, ama görmezden gelinmek beni gerçekten üzer.
She used to tolerate his jokes, but now she's over it.
Eskiden onun şakalarına **katlanıyordu**, ama artık istemiyor.
The treatment was hard at first, but he tolerated it well.
Tedavi ilk başta zordu ama iyi **katlandı**.