"thrust" 的Turkish翻译
释义
Bir şeyi aniden ve kuvvetlice ileri doğru itmek. İsim olarak da güçlü bir itiş ya da bir şeyi hareket ettiren güç anlamına gelir.
用法说明(Turkish)
Kısmen resmi, teknik veya hareketli durumlarda kullanılır. Günlük konuşmada nadirdir. 'thrust into', 'thrust forward' gibi kalıplarda sık görülür. İsim olarak 'the main thrust' (esas nokta/güç) şeklinde de kullanılır.
例句
He thrust the door open with his shoulder.
Kapıyı omzuyla **iterek** açtı.
The rocket's thrust pushed it into space.
Roketin **itme gücü** onu uzaya itti.
She made a quick thrust with her sword.
Kılıcıyla hızlı bir **hamle** yaptı.
He suddenly thrust his hand into his pocket, looking worried.
Endişeli bir şekilde aniden elini cebine **soktu**.
"The main thrust of her argument was about fairness," he explained.
"Onun argümanının ana **teması** adalet hakkındaydı," diye açıkladı.
The crowd thrust forward as the doors opened.
Kapılar açılınca kalabalık **ileri doğru itildi**.