"take the plunge" 的Turkish翻译
释义
Uzun süre düşündükten sonra önemli veya riskli bir adım atmak ya da karar vermek.
用法说明(Turkish)
Günlük konuşmada büyük kararlar veya riskli işler için kullanılır; tereddütü yenmek, cesur davranmak anlamına gelir.
例句
She decided to take the plunge and study abroad.
O, **kendini attı** ve yurt dışında eğitim görmeye karar verdi.
After years of saving, I finally took the plunge and bought a house.
Yıllarca para biriktirdikten sonra sonunda **kendimi attım** ve bir ev aldım.
Are you ready to take the plunge and start your own business?
Kendi işini kurmaya **kendini atmaya** hazır mısın?
He was nervous about asking her out, but his friends told him to just take the plunge.
O, ona çıkma teklif etmekten çekiniyordu ama arkadaşları ona sadece **kendini atmasını** söyledi.
Sometimes you have to take the plunge even if you're scared of failing.
Bazen başarısızlıktan korksan bile **kendini atman** gerekir.
After months of doubt, they finally took the plunge and moved to a new city together.
Aylarca süren tereddütten sonra sonunda birlikte yeni bir şehre **kendilerini attılar**.