"take the liberty" 的Turkish翻译
释义
Başkasının izni olmadan, uygun bulduğunuz bir şeyi yapmak; bu davranış bazen haddini aşmış gibi görünebilir.
用法说明(Turkish)
Genellikle kibar veya resmi konuşmalarda, bir işleme başlamadan önce ya da özür dilerken kullanılır. Ciddi hatalar veya kuralları çiğnemek için kullanılmaz.
例句
I took the liberty of closing the window because it was cold.
Soğuktu diye pencereyi kapatma **cesaretini gösterdim**.
She took the liberty of making us some tea.
Bize çay yapma **cesaretini göstermiş**.
Did you take the liberty of reading my letter?
Benim mektubumu okumak **cesaretinde bulundun mu**?
If I may, I took the liberty of booking your hotel room already.
İzninizle, otel odanızı çoktan **ayırttım**.
Hope you don't mind—I took the liberty of editing your report for clarity.
Umarım sakıncası yoktur—raporunuzu daha anlaşılır olması için **düzenleme cesaretinde bulundum**.
He took the liberty of inviting Sarah to dinner with us.
Sarah’yı bizimle akşam yemeğine davet etme **cesaretini gösterdi**.