"survive" 的Turkish翻译
释义
Tehlikeli bir durum, hastalık veya zorlu bir dönemin ardından yaşamaya devam etmek. Ayrıca ciddi sorunlara rağmen varlığını sürdürmek anlamına gelir.
用法说明(Turkish)
'survive an accident' bir kazadan sağ çıkmak; 'survive on' kısıtlı para veya yemekle yaşamak; 'survive without' bir şey olmadan başarmak. 'live' normal yaşamı ifade ederken, 'survive' zorluğu atlatmayı vurgular.
例句
He survived the accident.
O kazadan **sağ çıktı**.
Some plants can survive without much water.
Bazı bitkiler az suyla da **hayatta kalabilir**.
The small shop did not survive the winter.
Küçük dükkân kışı **atlatamadı**.
I don't know how I survived on instant noodles in college.
Üniversitede sadece hazır erişteyle nasıl **hayatta kaldım** bilmiyorum.
If our team can survive this month, things should get easier.
Takımımız bu ayı **atlatabilirse**, işler kolaylaşır.
After that meeting, I need coffee to survive the rest of the day.
O toplantıdan sonra günü **atlatmak** için kahveye ihtiyacım var.